Yazılar

5 Ağustos

  • 1802 yılında Norveçli matematikçi Niels Henrik Abel dünyaya gelmiştir. Modern matematiğin çeşitli dallarını geliştirmiştir. 1823’te, beşinci derecenin genel bir polinom denkleminin çözümü için cebirsel bir formülün bulunmadığını kanıtlamıştır. Akademik bir pozisyon bulmakta zorlanmış ve yoksulluktan dolayı rahatsızlanıp 26 yaşında hayatını kaybetmiştir.
  • 1904 yılında mikrobiyolog Kenneth Vivian Thimann dünyaya gelmiştir. Bitki fizyolojisi alanında özellikle bitkilerin gelişimini kontrol eden hormonlara öncülük eden İngiliz-Amerikan bitki fizyoloğudur. Bir büyüme hormonu olan oksin’i tanımlamış ve kimyasal yapısını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca çiçek ve meyvelerin renklerinden sorumlu pigmentlerin biyosentezini ve ışık spektrumunun çeşitli bölgelerinin fotosentez üzerindeki etkisini araştırmıştır. Daha sonra bitki yaşlanma mekanizmalarını, özellikle yaprakların yaşlanmasını kontrol eden faktörleri incelemiştir.
  • 1906 yılında Rus ekonomist Wassily Leontief dünyaya gelmiştir. 1973 yılında girdi-çıktı analizi ve bunlar hakkındaki teorileri sayesinde Nobel İktisat Ödülü‘nü kazanmıştır.
  • 1930 yılında, Ay’da yürüyen ilk insan olan Amerikalı astronot Neil Armstrong dünyaya gelmiştir. 20 Temmuz 1969’da  Apollo 11 aracıyla Ay’a doğru yola çıkan  Armstrong’a, Michael Collins ve Buzz Aldrin eşlik etmiştir. Kore Savaşı sırasında Deniz Kuvvetleri pilotu olarak görev yapmıştır ve sivil bir test pilotu olarak Havacılık Ulusal Danışma Komitesi’ne (NASA) katılmıştır. 1962’de, astronot eğitim programına giren ilk sivil olmuştur. İki yörüngedeki uzay aracının ilk fiziksel birleşmesini tamamlayan Gemini 8 görevinin komuta pilotu olarak tecrübe kazanmıştır ve sonrasında Apollo 11 Ay görevinin komutanı olmuştur. 1971’den itibaren Cincinnati Üniversitesi’nde havacılık mühendisliği profesörü olarak çalışmıştır. 1986 Challenger uzay mekiği felaketini araştıran komisyon üyelerinden biri olmuştur.
  • 1957 yılında Alman kimyager Heinrich Otto Wieland hayatını kaybetmiştir. Safra asitleri üzerine yaptığı araştırmalarla 1927 yılında Nobel Kimya Ödülünü kazanmıştır. Nürnberg Yasaları sonrası “ırksal yükü” olan insanları, özellikle de Yahudi öğrencilerini, korumak için çalışmıştır.
  • 1967 yılında mühendis ve bilim insanı Mustafa İnan dünyaya gelmiştir. Uygulamalı ve teorik mekanik dalında zamanının önde gelen bilim insanlarındandır. Yaşamını Türkiye’de bilimin gelişmesine adamıştır. 1957-1959 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde rektörlük yapmıştır. TÜBİTAK’ın kurucularından birisidir. Doktorası yurtdışında kabul alan ilk Türk olmuştur. İTÜ’de dekan ve rektör görevlerini yerine getirerek en genç dekan ve rektör unvanını almıştır. Hayat öyküsü Oğuz Atay’ın Bir Bilim Adamının Romanı” adlı esere konu olmuştur.
  • 1969 yılında Mariner 7 uzay aracı Mars’a doğru yola çıktı. Mars’ın yüzeyinin yaklaşık %20’sinden 22 görüntü almıştır. Mars ve Ay yüzeylerinin çok farklı olduğunu göstermiştir.

Kaynakça: 

todayinsci.com

Vikipedi

12 Mayıs

1) 1910’da Britanyalı biyokimyager Dorothy Crowfoot Hodgkin dünyaya geldi. Biyomoleküllerin üç boyutlu yapılarını belirlemek için kullanılan X-Işını kristallografisi tekniğinin öncülüğünü yaptı. En önemli başarıları kolesterol, penisilin, B12 vitamini ve insülinin moleküler yapılarının keşfidir. B12 vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülmüştür.

2) 1906’da Amerikalı jeolog ve jeofizikçi William Maurice Ewing dünyaya geldi. deprem sismolojisi, patlama sismolojisi, deniz akustiği, sedimantoloji ve tektonik alanlarına katkılarda bulundu.

3) 1895’ te Amerikalı kimyager William Francis Giauque dünyaya geldi. Mutlak sıfıra yakın sıcaklıklarda maddenin özelliklerinde yaptığı çalışmalar için 1949 yılında Nobel ödülünü aldı.

4) 1803’te Alman kimyager Justus von Liebig dünyaya geldi. Tarımsal kimya ve biyokimya üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan ve organik kimya üzerine yaptığı fikirlerle bilinen Alman kimyagerdir.

5) 1994’te Amerikalı kimyager Roy J. Plunkett hayatını kaybetti. Kendisi Teflon’un mucididir.

6) 1887’de Fransız kimyager Jean-Baptiste Boussingault hayatını kaybetti. Boussingault, iyot bakımından zengin tuzların, önleyici rolünü anlamadığı halde guatr tedavisinde kullanılabileceğini keşfetti.

7) 1884’te Fransız kimyager Charles-Adolphe Wurtz hayatını kaybetti. Amin adı verilen amonyakla ilgili bir grup bileşik üzerinde çalıştı ve bunların nitrojen çekirdeği olan bir türe ait olduklarını gösterdi.

8) 1871’de Fransız kimyager Anselme Payen hayatını kaybetti. Bitki hücrelerinin temel bir bileşeni olan Selülozu keşfetti. Ayrıca, Diastase adını koyduğu keşfedilen ilk enzimi keşfetti.

9) 1684’te Fransız fizikçi Edme Mariotte hayatını kaybetti. Robert Boyle’dan bağımsız, bir gazın hacminin baskısıyla tersine değiştiğini ifade eden kanunu keşfetti.

Kaynak:

 

, , ,

KİMYA HAFTASI Etkinliğimiz NASIL GEÇTİ?

Merhaba sevgili FST blog okurları, ben FST İstanbul grubundan Öykü Durmaz. Bu yazımda size 10 Nisan’da yaptığımız bir etkinlikten bahsedeceğim. 10 Nisan’da İstanbul’dan 5 FST üyesi olarak ”Kimya Haftası” nedeniyle bir ilkokulu ziyaret ettik ve küçük çocuklara sunum, deney yaptık ve bu tecrübemizi burada sizinle paylaşmak istedik.

 7 Nisan Kimya Günü ve Kimyagerler Haftası olarak kutlanmaktadır. Biz de bunu öğrendikten sonra bu haftayı değerlendirme kararı aldık. Ne yapabiliriz diye düşünürken koordinatörümüz Barış bir okula sunum yapabileceğimizi söyledi. Yine FST İstanbul üyesi olan arkadaşımız Merve de annesinin Deha Koleji’nde öğretmen olduğunu, oraya gidip çocuklara deney yapabileceğimizi söyleyince biz de hemen bir ekip oluşturduk. Okula yazdığımız dilekçenin kabul edilmesi ile Mert, Anıl, Barış, Merve ve ben bir grup oluşturarak çocuklar için deneyleri aramaya başladık. Süreç çok hızlı gelişti ve 3 gün içerisinde kimin sunum yapacağını, ne konuşacağını, kimlerin hangi deneyi yaptığını belirledik ve prova alamadan okula gittik.

10 Nisan sabahı Deha Koleji’nde buluştuk. Orada Future Science Team ekibine çok sıcak yaklaştılar. Bizi tebrik ettiklerini ve desteklediklerini söylediler. Kendilerine tekrar çok teşekkür ediyoruz. Deneyleri bahçede yapmanın daha uygun olacağına karar verdik ve bahçede masaları hazırlayıp, doğaçlama bir akış listesi belirleyip miniklerin gelmesini bekledik. Daha deneyler başlamadan çocukların ”Oley, deney!” tarzında çığlık attıklarını duymak ve ilgilerini çekmek hepimizi çok mutlu etti. 1, 2, 3 ve 4. sınıflar bizi izlemeye gelmişti. Öncelikle Mert arkadaşımız çocuklara minik bir sunum yaptı. Meraklı miniklere ”Bilim nedir? Bilim insanı nedir? Kimya nedir?” gibi sorular sordu. Küçük çocukların hepsi katılım gösterdi, hepsi cevap vermeye çalıştı ve gerçekten çok heveslilerdi.

Mert çocuklara bilimle ilgili konuşmasını yapıyor. Çocuklar minderlerde oturmuş bizi izliyor.

Başlangıç sunumu ile Mert.

Ardından Anıl’ın deneyi ile başladık. Hidrojenli balon deneyini gerçekleştirdi. Pet şişenin ağzına balon bağladı ve açığa çıkan hidrojen gazı balonu şişirdi. Sonrasındaysa balon havaya uçtuğunda bu miniklerimizin çok hoşuna gitti, hepsi çok eğlendi. Bu sırada ikinci deneye geçtik. Merve çocuklar için kuru buz deneyini yaptı. Üstüne çıkan deterjanın köpürmesiyle tüm çocuklar coştu ve dokunmak istediler. Ancak çok soğuk bir deney olduğu için buza değmemeleri için fazlasıyla çaba sarf ettik. Bu arada çocuklar her deneyi aynı ilgiyle denediler ve hiç sıkılmadan sorularımızı cevaplamaya devam ettiler. Üçüncü deney ise bana aitti. Lav lambası yaptım ve deneyde hiçbir zararlı kimyasal olmadığı için çocukların hepsinin elinde gezdirmesine, incelemesine izin verdik. Bu arada, deneyleri yaparken aynı zamanda mikrofonla deneyleri çocukların anlayabileceği düzeyde açıkladık ve çocuklara deneyle ilgili sorular sormaya devam ettik. Sonrasında Barış ile beraber dördüncü deneyi gerçekleştirdik. Renklerin dansı deneyini yaptık. Bu deneyi çocukların uzaktan görmesi mümkün olmadığı için herkesi sırayla masamıza topladık ve deneyi birkaç kez tekrarlayıp herkesin görmesini sağladık. Çocuklar renk gördüğü zaman dahi mutlu oldukları için bu deneyden de büyük zevk aldılar, deneyi ebru sanatına benzettiler. Ardından fildişi deneyine, yani son deneyimize geçtik. Bu deney hem renkli olacağı hem de fazlaca kabaracağı için hepimiz en çok bu deneyin ilgilerini çekeceğini düşünmüş ve sona bırakmıştık. Fakat büyük bir aksilik çıktı ve hiç hayal ettiğimiz gibi olmadı. Sanırım sabunu fazla koyduğumuz için veya potasyum iyodür eksik geldiği için fildişi, izlediğimiz videolardaki gibi kabarmadı.

Ben deneyimi yapıyorum ve Anıl da bu sırada bana mikrofon tutuyor. Soldan sağa sırayla; Merve, Öykü, Mert, Anıl ve Barış.

Hidrojenli balon deneyi.

Deneylerimiz bu kadardı ve 40 dakikanın sonunda sunumumuz bitti. Çocuklarla beraber fotoğraf çekildik ve dağıldılar. Sonuç olarak o gün bizim için güzel bir tecrübe oldu. Daha ilk deneyimimiz olduğu için tabii ki bazı aksaklıklar oldu ancak bir sonraki sunumlarımızda neleri geliştirmemiz gerektiğini, neleri aynı şekilde devam ettirmemiz gerektiğini öğrenmiş olduk. Merve kuru buz deneyini daha geliştirme kararı aldı, çocuklar için daha güzel bir konuşma hazırlama kararı aldık ve en önemlisi; daha fazla potasyum iyodür alma kararı aldık. Her şeye rağmen o gün çocukların bilime olan ilgisi, sevgisini görmek bizim için anlatılamaz bir zevkti. Umarım onlar da geleceğin bilim insanı veya geleceğin FST üyesi olurlar. O gün çocuklarla geçirdiğimiz bu 40 dakikanın hem bize hem de çocuklara çok şey kattığını düşünüyor/umuyorum. Umarım FST olarak daha nice okullara gider, sunumlar, etkinlikler yaparız.

Anıl pür dikkat Hidrojen balonu deneyini yapıyor. Barış kameraya bakış atıyor.

Anıl’ın büyük bir dikkat ile deneye girişi.

İlk defa yazdığım blog yazımı okuduğunuz için sizlere, okulunda sunum yapmamıza izin verdiği için Merve’nin annesine ve o gün benimle deney yapan Barış, Merve, Anıl ve Mert’e teşekkür ediyorum. Sevgiler.

Öykü Durmaz-FST İstanbul

Etkinlikler

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi