5 Ocak

  1. 1889 yılında Alman fizikçi Martin Brendel, ilk kez auroraları fotoğrafladı. Bir asteroide, 761 Brendelia, adı verilerek yaşatılmaktadır.
  2. 2005 yılında başta 10. gezegenimiz sayılan Eris keşfedildi. Ulusal Astronomi Birliği’nin gezegen tanımına uymadığı için Plüton, Ceres, Haumea ve Makemake ile cüce gezegen sınıfına alındı.
  3. 1913 yılında Amerikalı gökbilimci Lewis A. Swift hayatını kaybetti. Birçok kuyruklu yıldız keşfettiği için ‘Comet Hunter’ (kuyruklu yıldız avcısı) olarak da bilinir.
  4. 1970 yılında Nobel Fizik Ödülü’nün yanı sıra birçok ödüle layık görülen Alman fizikçi Max Born hayatını kaybetti. Daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
  5. 1981 yılında Nobel Kimya Ödüllü ve dünyadaki en önemli bilim topluluklarının üyesi de olan Amerikan kimyacı Harold Clayton Urey hayatını kaybetmiştir. Daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
,

İlkel Atmosferden Bir Esinti: Harold Urey ve Miller-Urey Deneyi

Merhaba FST’nin değerli takipçileri, ben Beyza :). Bugün yazımda sizlere atom bombasının bulunmasında önemli bir rol oynayan ve Nobel Kimya ödülünü kazanan, önemli bir kimyager olan ve bugün ölüm yıldönümü olan Harold C. UREY’den bahsedeceğim.

Harold Clayton Urey, 28 Nisan 1893 tarihinde Walkerton, Indiana’da doğdu. Annesi Samuel Clayton, babası Cora Urey’dir. Babası hem öğretmen hem de papazdı. Ne yazık ki Urey henüz altı yaşındayken babası hayatını kaybetti. Ünlü kimyagerin annesi, babasının ölümü üzerine başka bir papazla hayatını birleştirdi.

Harold liseden mezun olduktan sonra, devlet okullarında 3 sene boyunca eğitmenlik yaptı. Bu süreçten sonra ise Montana Üniversitesi’nde Zooloji üzerine yüksek lisans eğitimine başladı. Buradan da mezun olduktan sonra 2 yılını kimya çalışmalarına ayırdı ve Montana Üniversitesi’ne kimya dalında çalışmak için geri döndü. 1921 yılında  Kaliforniya Üniversitesi’nde fiziksel kimya alanında, Profesör Lewis’in altında çalışmak üzere, doktora programına katıldı. 1923 yılında da doktora programını tamamladı. Sonraki yıllarda Profesör Niels Bohr’un Teorik Fizik Enstitüsü’nde çalıştı. Amerika’ya geri dönüşü, Johns Hopkins Üniversitesi’nin Kimya Bölümü’nde çalışmaya başlamasıyla oldu. 1929’da  Columbia Üniversitesi’ne atandı ve 1934 yılında profesör oldu. 1940-1945 yılları arasında Columbia Üniversitesi’nde savaş ve atomik bomba araştırmalarını yönetti. 1945 yılında nükleer araştırmalar yapmak üzere Enstitü’yü Chicago Üniversitesi’ne taşıdı. Profesör Urey’in önceki çalışmaları şöyledir: entropi, diatomik gazlar, atomik yapı problemleri, moleküllerin yapısı ve absorbsiyon(emme) spektrumu. 1931 yılında, sıvı hidrojenin kademeli damıtılmasıyla ağır hidrojen izotoplarının yoğunlaştırılmasını keşfetti. Bu keşif döteryum elementinin keşfine ve Nobel Kimya Ödülü‘nü almasına önderlik etti. 5 Ocak 1981’de hayata gözlerini yuman Urey’in önemli ve kesinlikle ilginizi çekebileceğini düşündüğüm bir  deneyi var, Urey-Miller Deneyi .

Urey-Miller deneyinin amacı, atmosferin ilk hallerinin şu anki haliyle aynı olup olmadığını görebilmektir. Deneyi Carl Sagan’ın ağzından dinleyelim, ”Protein ve nükleik asitlerin kullanılmadığı bu deneyde, daha ilkel safhaları düşünülüp ele alınabilmesi için başka gazlar kullanıldı. Peki ya deneyde oksijen kullanılsaydı ne olurdu? Eğer oksijen kullanılsaydı, deney başarısız olurdu. Bunun nedeni, oksijen günümüzde var olan bir element ve bu element, bitkiler yardımıyla oluşmakta. İlk oluşumda ise bitkiler henüz bulunmadığı için oksijeni de kullanmak doğru olmayacaktı. 4 milyar yıl önce Dünyamızda hidrojence zengin olan gazlar, uçup uzaya karışmıştır. Metan, amonyak, su buharı gibi gazlar bu yüzden kullanılmıştır. Başlangıç gazları toplandıktan sonra, ilkel Güneş’i taklit etmek için UV ışınımı verilebilirdi fakat onun yerine bu deneyde gazlar ilkel atmosferdeki gibi şimşeklerlerle kıvılcımlandırıldı. Deney uygulandıktan birkaç saat sonra, proteinlerin ve nükleik asitlerin yapıtaşları olan organik moleküllerce zengin bir pigment, reaksiyon kabının iç kısmında ilginç kahverengi izler oluşturdu. Bu yapıtaşları uygun koşullarda birleşerek, proteinleri ve nükleik asitleri yapmak üzere molekülleri oluştururlar. Bu nükleik asitler kendilerini de kopyalayabilmektedir. Ayrıca, bu deneyde kullanılan gazlar yalnızca Dünya’ya ait olmayıp tüm evrende bulunabilen gazlardır. Bu tür reaksiyonlar belki de meteorlardaki aminositleri ya da yıldızlararası boşluktaki organik materyali de açıklıyor. Bu tür kimyasal reaksiyonlar, Samanyolu Galaksisi’nde yer alan milyarlarca dünyada da gerçekleşmiş olabilir.”

Reaksiyon kabı ve kabın iç kısmında oluşan kahverengi izler.

Bu deney, kimyasal evrimin oluşumunu denemek üzere, dünyanın ilk zamanlarındaki koşullarına benzetilerek yapılan bir deneydi. Deneyin sonucu bize gösteriyor ki, günümüz koşulları Dünya’nın ilk zamanlarında varolduğu düşünülen koşullara hiç benzememektedir.

Bilime katmış olduğu bazı şeyleri kısaca özetleyecek olursak:

  • 1931 yılında, sıvı hidrojenin kademeli damıtılmasıyla ağır hidrojen izotoplarının yoğunlaştırılmasını keşfetti. Bu keşif döteryum elementinin keşfine önderlik etti.
  • E. W. Washburn ile birlikte, hidrojen izotoplarının ayrılması için elektrolitik bir metot geliştirdiler. Bunun özelliklerini, özellikle de hidrojen ve döteryumun buhar basıncını ve değişim reaksiyonlarının denge sabitlerini ayrıntılı bir şekilde araştırdılar.
  • Uranyum izotoplarının ayrılması üzerine de çalıştı.
  • Paleotermlerin ölçülmesi, gezegenin kökeninin araştırılması ve dünyanın kökenindeki kimyasal problemler üzerine araştırmalar yaptı.
  • “Atomlar, Moleküller ve Quanta” ve “Gezegenler” adlı kitaplarının yanı sıra birçok makale yayımlamıştır.

Yeni bir yazıda görüşmek dileğiyle, bilimle kalın! 🙂

Kaynakça; inovatifkimyadergisi.com, Wikipedia, “Yaşam Nasıl Başladı?” (Carl Sagan)

3 Ocak

  1. 1888 yılında Kaliforniya’daki Lick Gözlemevi‘nde hizmete giren 91 cm çapındaki (36 inch) yeni teleskop, dünyanın o güne kadarki en büyük teleskobu olma unvanını aldı. Şu an bünyesinde daha büyük ve daha küçük olmak üzere birçok teleskop barındırıyor. Bunlar:
  • Donald Shane Teleskobu 120-inch (3 metre)
  • Automated Planet Finder 94-inch (2.4 metre)
  • Anna L. Nickel 39-inch (1 metre)
  • Great Lick 36-inch (91 cm)
  • Crossley 35-inch (90 cm)
  • Katzman Automatic Imaging Teleskop (KAIT) 30-inch (76 cm)
  • Coudé Auxiliary Teleskobu 24-inch (60 cm)
  • Tauchmann 20-inch (50 cm)
  • Carnegie 20-inch (50 cm)

Ayrıca şu an dünyanın en büyük teleskobu 500 metre çapıyla Çin’de bulunan FAST isimli teleskoptur.

  1. 1989 yılında, daha sonra Devlet ödülü adını alacak Stalin ödülünü ilk alan kişi olan Rus matematikçi Sergey Lvoviç Sobolev hayatını kaybetti. Bilime katkıları:
  • Kısmi türevli diferansiyel denklemlerin önemli bir sınıfının çözümü için yeni bir yöntem getiren derin çalışmalar yayımladı. Bu yöntemler elastik ortamların titreşimlerini tasvir eden dalga denkleminin kapalı çözümlerini sağladı.
  • 1930’larda ortaya attığı Sobolev Fonksiyon Uzayları kısa zamanda fonksiyonel analizin tüm bir alanını oluşturdu
  • Sobolev’in genelleştirilmiş fonksiyon (distribution,generalized function) kavramı Fransız Schwartz ve Rus Gelfand‘ın katkılarıyla matematiğin merkez kavram ve alanlarından birini oluşturdu.
  • Ülkesinin doğusunda iyi eğitim kurumları oluşturulmasını ve araştırma faaliyetlerinin dengelenmesini sağlayanlardan biri oldu.
  1. Soğuk kış günlerinden birini yaşadığımız günlerden bir gün olan bugün Dünya’nın Güneş’e en yakın olduğu gündür. Bugün günlerden Günberi.
  2. Leonardo da Vinci bir uçma makinesini test etti fakat başarısız oldu.

Kaynak; Vikipedi

2 Ocak

  1. 1839’da fotoğrafın mucitlerinden biri olan Fransız fotoğrafçı Louis Daguerre, Ay’ın ilk fotoğrafını çekti ve 120 yıl sonra -1959’da-  SSCB tarafından Luna 1 adlı uzay aracı  fırlatıldı. Böylece Luna 1, Ay’ın sınırlarına ulaşarak Güneş’in yörüngesine girecek ilk uzay aracı olmuştur.
  2. 1822 yılında termodinamiğin kurucularından sayılan Alman fizikçi ve matematikçi Rudolf Clausius dünyaya geldi. Bilime katkıları şöyledir:
  • Sadi Carnot’un “Carnot Çevrimi” olarak bilinen ilkesini ısı teorisi olarak yeniden şekillendirmiştir.
  • 1850 yılında yayımlanan en önemli makalesi Mekanik Isı Teorisi Üzerine, termodinamiğin ikinci yasasındaki temel fikirlere açıklamalar getiriyordu.

1865 yılında bilimi entropi kavramıyla tanıştırdı.

4. 1920 yılında bilimkurgu yazarı ve biyokimyager Isaac Asimov dünyaya gelmiştir. Dewey Ondalık Sınıflandırma sistemindeki felsefe hariç tüm ana dallarda eserleri vardır. Birçok kitabı ve öyküsü bulunan Asimov’un birçok da ödülü bulunmaktadır. Robert A. Heinlein ve Arthur C. Clarke ile birlikte yaşadığı dönemde “üç büyük” bilimkurgu yazarından biri olarak kabul edilmiştir.

5. 1943 yılında Türk-Amerikan asıllı gökbilimci Janet Akyüz Mattei dünyaya gelmiştir. AAVSO (American Association of Variable Star Observers – Amerikan Değişken Yıldız Gözlemcileri Birliği)‘ya başkanlık yaptığı 30 yılı aşkın süre boyunca, amatör astronomlarca dünya genelinde yapılan gözlemlerin sonuçlarının toplanmasına, değerlendirilmesine, bilimselleştirilmesine ve tasnifine öncülük etti. AAVSO’yu aynı zamanda astronomi alanında uluslararası düzeyde en önde gelen eğitim kurumlarından biri haline getirdi. Birçok ödüle layık görülmüştür. Asteroid 11695 Mattei Janet Akyüz isimli asteroid, Mattei’nin şerefine isimlendirilmiştir.

6. 2005 yılında Amerikalı genetikçi ve hekim olan Maclyn McCarty hayatını kaybetmiştir. Bilime katkıları şöyledir:

  • Enfeksiyöz hastalık organizmaları üzerine çalışmıştır.
  • Genlerin kimyasal kısmınını protein değil DNA olduğunu gösteren keşfetmiştir.
  • Pnömokok bakterinin polisakkarit kapsülünü belirleyen gen üzerindeki çalışmaları sayesinde genetiğin kimya yoluyla araştırılmasının kapısı açılmıştır.

Kaynak: Vikipedi

1 Ocak

1. MÖ 45’te Jülyen takvimi ilk kez kullanılmaya başlandı. 16. yüzyıla kadar kullanıldıktan sonra yerini Gregoryen takvime bıraktı.

2. 180 yılında cüce gezegen Ceres, Giuseppe Piazzi tarafından keşfedildi.

3. 1925 yılında Amerikan astronom Edwin Hubble, Samanyolu dışında başka galaksiler keşfettiğini açıkladı.

4. 1960 yılında ilk meteorolojik uydu ‘Tiros’ Amerika Birleşik Devletleri tarafından fırlatıldı.

KAYNAKÇA: VİKİPEDİ