Bir Biohacker’ın CRISPR Deneyimi – Barış Can Çakır

Bir DNA molekülü var ve bir insan eli bu molekül ile yapboz gibi oynuyor.

Merhaba arkadaşlar, ben Barış. Bugün sizlere son zamanlarda oldukça popüler olan CRISPR Gen Düzenleme Teknolojisi ile ilgili denk geldiğim ve beni oldukça şaşırtan bir haberden bahsetmek istiyorum. Genetik biliminin etik tartışmalarını bir kez daha gündeme getiren ve CRISPR yönteminin sınırlarını tekrar düşünmemizi sağlayan Josiah Zayner’ın yaptıklarına gelin birlikte bakalım.

Josiah Jayner masaya kolları dayanmış halde ve önünde çeşitli laboratuvar malzemeleriyle duruyor.

Josiah Zayner.

Biyokimyager ve NASA eski çalışanı olan Josiah, kendi DNA’sını değiştirdi ve bunu nasıl yaptığını adım adım blogunda anlattı! Kas dokusunun büyümesini durduran Myostatin genini, ön koluna enjekte ettiği CAS9 proteininin ve düzenlenmiş rehber RNA’nın yardımıyla DNA’sından çıkaran Zayner’ın, en azından teoride, kas dokusunda belirgin bir artışla karşılaşması bekleniyor. Çılgınca!

Blogunda, ‘’Bu deneyin amacı benim kas kütlemi arttırmak veya yöntemin %100 etkili olduğunu göstermek değildi. İnsanlığın değişiminin dönüm noktasındayız. İlerde kendi genomunu tıbbi sebeplerle, bilim için, spor için veya sadece canı sıkıldığı için değiştirecek yüzlerce insandan ilkiyim.’’ ifadelerine yer veren Zayner, bu deneyin kendi üzerinde yaptığı ilk deney olmadığını, daha önce de kendi üzerinde yaptığı bir deneyde başarıyla genomunu değiştirmeyi başardığını ifade etti.

Fotoğrafta elinde bir enjektör tutan Josiah Zayner görülüyor.

Josiah Zayner, enjekte etmek için hazırlık yapıyor.

Bilimin demokratikleşmesini ve ulaşılabilir olmasını,  insanların ‘kendi kendilerine genetik yapılarını değiştirebilmesini’ amaçlayan Zayner, ‘’Dünya tarihinde ilk kez, doğuştan sahip olduğumuz genlerin kölesi değiliz.’’ dedi.

Zayner’a tepkiler ise gecikmedi. University of Calgary’den tıbbi genetik uzmanı Dr. Aneal Khan, Zayner’ın ‘hedef dışı değişikler’ yüzünden kendini riske attığını ve bu çalışmaların insanlarda nasıl sonuç vereceğinin henüz kesin olarak bilinmediğini ifade etti.

Peki, Dr. Khan ‘hedef dışı etkiler’ diyerek neleri kast ediyor? Bunu anlamak için öncelikle CRISPR CAS9 mekanizmasında kullandığımız düzenlenmiş rehber RNA’nın işleyişinden ve sistemin ‘olası kötü sonuçlarından’ bahsetmemiz lazım.

Genlerimizi oluşturan nükleotidleri bir kolyedeki birbiri ardına dizilmiş boncuklara benzetebiliriz. CAS9 proteini ile bir nükleotidi değiştirmek oldukça hassas bir süreçtir ve her zaman istediğimiz nükleotidi değiştiremeyebiliriz. Kolyedeki siyah boncuğu değiştirmek isterken boncuğun yanındaki mavi veya yeşil boncukları değiştirebileceğimiz gibi siyaha oldukça benzeyen gri bir boncuğu da elimizde olmadan değiştirebiliriz. Böyle bir değişiklik sonunda kolyemiz istediğimiz gibi olmayacaktır. Genlerimizde yapacağımız bu değişiklerin sonucunda da böyle hatalar olabileceği ve bu hataların sonuçlarının kestirilemeyeceği için CRISPR’ın önündeki en büyük engellerden birini de bu belirsizlik oluşturuyor diyebiliriz.

Aynı zamanda ‘genetik mühendisliği kitleri’ satan bir şirketin sahibi olan Zayner, “Yapmaya çalıştığımız şey, genetik mühendisliği teknolojisini insanlar için erişilebilir hale getirmek. İnsanların bu teknolojiyi akıllı telefonlarından bir uygulamayı kullanır gibi kullanabilmelerini istiyoruz.” diyor ve garajındaki laboratuvarında çalışmalarını sürdürüyor.

Bilim dünyasının yükselen değeri CRISPR pek çok artısıyla birlikte yukarıda bahsettiğim bazı eksileri de barındırıyor. Çeşitli otoritelerin CRISPR ile ilgili yaptığı düzenlemeler bulunsa da henüz ‘biohack’ için bir düzenleme veya kanun mevcut değil. Tarihte bilim insanları kendi üzerlerinde oldukça fazla deney yapmış olsalar da günümüz şartlarında insanların kendi üzerinde CRISPR gibi çok yeni ve sonuçlarını henüz yeterince gözleyemediğimiz yöntemlerle deneyler yapabilir olması beni endişelendiriyor. Gelecekte bu tarz girişimlerin hem ulaşılabilir hem kontrol edilebilir olmasının hepimiz için hem ‘eğlenceli’ hem de farklı bir deneyim olacağına inanıyorum, ancak o günler gelene kadar CRISPR araştırmacılarının bizlere daha çok veri sunmasını beklememizde fayda var.

Bilimle kalın…

Referanslar;

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir