, , ,

Blockchain; Blockchaın’in Kısa Bir Tarihi

takım elbiseli bir adamın portresi var. arkaplanda bulutlar var. yeşil bir gökyüzü üzerinde. adamın beyaz gömleği, siyah gömleği ve kırmızı kravatının yaka ucu görünüyor sadece. adamın saçları sağa taranmış, çok düzgün bir görüntüsü var. adamın gözlerinde dolar sembolü var, kulağında ise bu sembolü değiştirmeye yarayan bir kol var, makine gibi.

Bu yazı, Future Science Team Makale Okuma ve Çeviri Çalışma Grubu katılımcıları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.

Çağın teknolojik gelişmelerine ayak uydururken, artan veri ve veri güvenliği sorunları insanları merkezi olmayan, güvenliği herkes tarafından sağlanan bir veri teknolojisine itiyor. Biz de bu doğrultuda bir devrim yaratmaya başlayan veri teknolojisi Blockchain hakkında bir yazı dizisi başlattık. Blockchain tarihine geçmeden önce, kısa tanımlar ile blockchain ve bitcoin kavramlarını açıklamak istiyoruz. Blockchain, kısaca bir veritabanı teknolojisidir. Verilerin ağdaki tüm kullanıcılara açık şekilde depolandığı, paylaşıldığı ve değişiklikleri herkesin takip edebildiği, tek bir merkezi olmayan, bu ağ yapısı sayesinde her kullanıcının bir merkez görevi görebildiği bir veritabanı teknolojisidir. Bu güvenlikli veri dağıtma zincirinin kullanım alanları ise çok geniş. Oy kullanmadan bankacılığa pek çok farklı alanda kullanılması planlanıyor fakat asıl hikayesi bir e-para birimi olan Bitcoin ile başlıyor.

Tarihçe – Nereden Başlıyoruz?

Son zamanlarda sık sık duyduğumuz Blockchain terimi ve teknolojisi, Bitcoin’in 2008’de icat edilmesi ile tanıtıldı ve yayıldı. Ardından 2009 yılında kelimenin tam anlamıyla kullanım alanı oluştu. Blockchain ve Bitcoin çok farklı kavramlar olmalarına rağmen, Bitcoin’den başlamadan Blockchain’in arkasındaki hikâyeyi anlatmak pek mümkün değil. Bu nedenle hikayemizi Bitcoin yardımı ile anlatacağız. 

Blockchain’den Önce Elektronik Para

“Elektronik para” veya “dijital para birimi” kavramları yeni değil; 1980’lerden bu yana, David Chaum’un modelleri temel alınarak oluşturulan elektronik para protokolleri zaten mevcut. Blockchain sistemini anlamak için özellikle “Dağıtılmış Sistemler” kavramını anlamak gerektiği gibi elektronik parayı da anlamak gerekli. Bu kavram, Blockchain ve Bitcoin dönemi öncesinden gelir. Elektronik para kavramı olmasaydı şu an bulunduğumuz noktaya gelinemezdi. E-para sistemi ile ilgili iki temel konunun öncelikle ele alınması gerekir: hesap verebilme ve anonimlikHesap verebilir olmak, paranın bir kere ve sadece sahibi tarafından harcanabilir olmasını garanti edebilmek için gereklidir (çifte harcama sorunu). Çifte harcama sorunu, aynı paranın iki kez harcanması durumunda ortaya çıkar. Dijital verileri kopyalamak kolay olduğu için aynı dijital paradan birden fazla kopya yapılabilmesi, dijital para birimlerinin büyük sorunudur. Bu nedenle hesabın açıkça verilebilir, takip edilebilir olması önemlidir.

Anonimlik ise, kullanıcıların özel haklarını koruyabilmek için gereklidir. Gerçek nakit parada olduğu gibi, ödeme yapan kişilerin harcamaları geri izlemesi neredeyse imkânsızdır. 

David Chaum, 1980’lerdeki çalışmalarında kullandığı iki şifreleme işlemiyle iki problemi de çözmüştür: Kör imzalar ve gizli paylaşım. Kör imzalar, belgenin içeriğini görmeden belgeyi imzalamayı sağlar. Gizli paylaşım kavramı ise aynı elektronik para biriminin iki kere kullanımını, yani çifte harcamayı, tespit etmeye olanak verir. 

2009 yılında, ilk kullanılabilir e-para sistemi olan Bitcoin hayatımıza girdi. İlk başlarda, güvenilmez ağdaki (Deep Web ve Dark Web gibi) “dağıtılmış ortak bilgi” sorununu çözdü. Güvenli, kontrollü ve merkezi olmayan dijital para basma yöntemi için açık anahtar şifrelemesini “İş İspatı” metoduyla (Proof of Work (PoW)) kullandı. En önemli yeniliği, işlemleri bloklar halinde düzenli listeleme ve PoW metoduyla şifreleyerek güvence altına alma fikriydi. Merkezi olmayan para basma metodu, paranın tek bir merkezden çıkıp tek bir merkezde toplanma döngüsünü ortadan kaldırıyor. Tüm bilgi, tek bir merkezde değil ağın tamamı tarafından açık şekilde kullanılıyor. Böylece anonim olan bilgileri herkes görebiliyor, takip edebiliyor (Gizli paylaşım). Bu da en ufak hatanın, herkesçe görülerek fark edilebilmesini sağlıyor. 

Bitcoin’in öncüleri niteliğinde olan benzer diğer teknolojiler; Merkle ağaçları, Özetleme Fonksiyonları (Hash Functions) ve Hash zincirleridir. Daha önce sözü edilen tüm teknolojilere ve birbirleriyle alakalı tarihlere baktığımızda, elektronik para şemalarının ve dağıtılmış sistemlerin bir araya gelerek Bitcoin’i nasıl yarattığını ve Blockchain olarak bilinen kavramın ne anlama geldiğini görmek çok daha kolay olacaktır. Aşağıdaki diyagram aracılığıyla da bu kavramları görebilirsiniz;

ortada mavi yuvarlak bir kutu içinde blockchain yazıyor. yuvarlak kutu etrafında 5 mavi kutu var ve bu kutulara oklarla bağlı. Birinde e-ödeme sistemi yazıyor. Diğerlerinde Merkle ağaçları, Özetleme Fonksiyonları (Hash Functions) ve Hash zincileri yazıyor.

Blockchain ve ilişkili kavramlar.

Blockchain ve Sakoshi Nakamoto

2008 yılında, Satoshi Nakamoto takma adıyla, kullanıcılar arası elektronik para konusunda “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” (Bitcoin: Kullanıcılar Arası Elektronik Para Sistemi) başlıklı bir makale yazıldı. Bu makale, blok zinciri (chain of blocks) kavramını ilk kez tanıttı.

Kimse Satoshi Nakamato’nun gerçek kimliğini bilmiyor. Kendisi, 2009’da Bitcoin’in tanıtımından sonra 2011’e kadar Bitcoin Geliştirici Topluluğu’nda aktif kalmaya devam etti. Ardından, bitcoin geliştirmesini çekirdek geliştiricilerine devredip ortadan kayboldu. O zamandan beri ondan hiçbir haber alınamadı ve onun varlığı ve kimliği gizem olarak kaldı. Bloklar zinciri terimi ise yıllar içerisinde Blockchain kelimesine evrildi. O noktadan itibaren Blockchain, farklı endüstrilerde kullanılan farklı uygulamaların gelişiminde rol oynadı. En çok dikkate alındığı yer şaşırtıcı bir şekilde finans oldu. Blockchain’in finansal işlemlerin hızını ve güvenliğini arttırdığı görüldü. Mali sektörün ana akımına henüz yerleşememiş olmasına rağmen bu da beklenen bir süreçtir.

Son Yıllarda Blockchain’in Yaşadığı Evrim

Melanie Swann, “Blockchain: Blueprint for a New Economy” kitabında Blockchain’in 3 farklı aşaması olduğunu açıklıyor. Bu üç aşama, Blockchain’in şu anda da nasıl geliştiğini anlamamıza kolaylık sağlıyor. Bu çeşitli sürüm veya versiyonların Blockchain’in tarihinde önemli olduğunu, basit kronolojik noktalardan ibaret olmadıklarını belirtmekte fayda var. Ve tabii ki bu noktalar arasında keskin geçişler söz konusu değil, aralarında çizilebilecek olan hat bulanık. Sonuçta tüm bu bağlar, Blockchain teknolojisinin farklı özellik ve kapasitelerinin pratikte nasıl uygulanacağına bağlı.

Biraz yakından bakalım,

Blockchain 1.0: Bu sürüm, Bitcoin’in icadıyla birlikte tanıtıldı ve ilk olarak kripto para birimleri için kullanıldı. Ayrıca Bitcoin, kripto para birimlerinin ilk uygulaması olduğu gibi bu ilk nesil Blockchain teknolojisini de yalnızca kripto para birimlerini içerecek şekilde sınıflandırmamız mümkün. Tüm alternatif para birimleri, Bitcoin gibi, bu sınıflandırmaya dahildir. Ödemeler gibi temel uygulamaları içerir. Bu nesil, Bitcoin’in piyasaya sürüldüğü yıl olan 2009’da başladı ve 2010 yılının başlarında sona erdi.

Blockchain 2.0: Bu ikinci nesil Blockchain teknolojisi, finansal hizmetler ve akıllı sözleşmeler için kullanıldı. Bu sürüm mal varlığı (ve türevleri), vadeli işlem, takas, kefalet ve senetler gibi finansal ögeleri içerir. Finans ve pazarlamanın ötesine geçen uygulamalar bu sürümde yer alır. Ethereum, Hyperledger ve diğer yenilikçi Blockchain platformları Blockchain 2.0’ın bir parçası olarak kabul edildi. Bu versiyon, Blockchain’i farklı amaçlar için kullanmaya dair fikirler ortaya çıktığında, yani 2010 yılında başladı.

Blockchain 3.0: Üçüncü nesil Blockchain finansal hizmet sektörünün de ötesinde siyaset, sağlık, medya, sanat ve adalet gibi alanlarda uygulamalar içerir. Yine, tıpkı Blockchain 2.0’da olduğu gibi, Ethereum, Hyperledger ve akıllı sözleşmeler kodlayabilen yenilikçi Blockchain teknolojileri bu sürümde yer almaktadır. Bu nesil Blockchain, Blockchain teknolojisinin farkı sektörlerdeki birden fazla uygulaması araştırıldığında, yani 2012 yılında ortaya çıktı.

Blockchain X.0: Bu sürüm, bir gün herkesin tıpkı Google Arama Motoru gibi kullanabileceği bir Blockchain hizmeti olması planlanan “Blockchain Singularity” (Blockchain Tekilliği) vizyonunu temsil eder. Gelecekte kamunun tüm alanlarında hizmet vermesi hedefleniyor. Bir Blockchain üzerinde çalışan genel amaçlı rasyonel ajanlar (Machina economicus) ile kamuya açık muhasebe defteri olacak, kararlar verebilecek, insanlar adına diğer akıllı temsilcilerle etkileşimde bulunacak ve kanun veya kağıt sözleşmeleri yerine kodlar ile düzenlenmiş olacak. Bu, yasaların ve sözleşmelerin ortadan kalkacağı anlamına gelmez, bunun yerine yasa ve sözleşmelerin kodlarla uygulanabileceği anlamına gelir.

Tıpkı her tarihçe gibi, Blockchain’in bu tarihçesi de kapsamlı değildir. Fakat umuyoruz ki tüm bunlar, Blockchain’in bugünkü konumuna nasıl geldiğine dair bir fikir sahibi olmanıza yardımcı olur.

Kaynak: A brief history of Blockchain

Bu makaleye katkıda bulunanlar;

  • Hatice Nur Özcan
  • Aynur Efe
  • Zehra Özcan
  • Yunus Emre Akalın
  • Gözde Duyu
  • Umut Yılmaz Kurt
  • Kübra Temiz
  • Feyza Açıkgöz
  • Berfin Dağ
  • Barış Can Çakır
  • Bahar Akbalık
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir