, ,

Film Önerisi: October Sky

Kızıl bir gökyüzünde gölgelerden ibaret bir manzara var. Bu resim filmin farklı bir afişi ve afişte bir çocuk tepeden manzarayı izliyormuş gibi bir görüntü var ancak sadece gölgeleri seçiliyor yani dış hatları. Görselin üstünde de October Sky, Türkçe karşılığı, Ekim düşü olan film adı yer alıyor.

Merhabalar, ben İrem. Bugün, sizlere arkadaşımın önerisiyle izlemeye başladığım, izlerken düşüncelerimin arasında kaybolduğumdan birçok kez filmi geriye sarmak durumunda kaldığım October Sky’dan bahsedeceğim. Sıradan bir başarı hikayesi gibi görünebilir; fakat eğer isterseniz derin anlamlar yüklü bir hikaye de olabilir.

Film, kömür madeninin çevresinde şekillenmiş bir kasabada, ‘şanslı olanın futbol bursu alarak üniversitede okuyabildiği geri kalanların ise madende çalıştığı’ düşüncesinden sıyrılmayı başarmış Homer ve arkadaşlarının başından geçen olaylar dizisini konu alıyor.

 

Görsel iki parçanın birleşiminden oluşmaktadır. İlki roman kapağı olup arka planda gökyüzü bulunmaktadır ve Rocket Boys yani roket çocuklar anlamına gelen kitap ismi büyük harflerle yazılıdır. İkinci görsel, filmin afişi olup bu afişte ana karakter Homer ve bayan olan öğretmeni tüm afişi kaplamaktadır. İkisi de gülümseyerek ve şaşkınlıkla ağızları yarı açık bir şekilde gökyüzüne bakar gibi duruyorlar. Başlarından omuzlarına kadar görünen bu kısım photoshop ile başka bir görselden afişe eklenmiş gibi durmaktadır.

İlk görsel, filmin uyarlandığı romanın kapağı; ikincisi ise film afişi.

 

Ana karakterimiz Homer’ın roketlere olan ilgisi, Sputnik’i gökyüzünde seyredişi ile başlıyor. O andaki hislerini şöyle ifade ediyor:

’Orada durdum ve gökyüzünde ilerleyişini izledim. Dünyanın herhangi bir yerinde, o sırada gökyüzüne bakan birisi de benim gördüğüm şeyin aynısını gördü. İlk defa Coalwood’un dış dünyanın bir parçası olduğunu hissettim.”

 

Bir grup insan başlarını gökyüzüne çevirip şaşkınlıkla seyrediyorlar. En ön sırada Homer ve annesi var. Komuşlarının ağzı açık olması ne denli şaşkın olduğunu anlatıyor. Uçan ve sürekli dünya etrafında dönen bir cisim yani uydu görmeleri o dönem için fazlasıyla şaşırtıcı. Kıyafetleri genel olarak gömlek ve hırkadan oluşuyor. Filmden alınan bu kesitte insanların bel kısmına kadar görülebiliyor ve alt yazı olarak: ''Ben de gördüm, işte orada.'' yazıyor.

Bu sahnede, Amerika ve Sovyetler Birliği’nin uzay yarışında olduğu dönemde, Sputnik’in Batı Virginia üzerinden  geçeceğini öğrenen Coalwood kasabası için sıradan olmayan bir an olduğunu görebiliyorsunuz.

 

Ve… Homer hemen ekibini toplayıp, roket denemelerine başlıyor. 1960’lara göre çok yeni olan roketlerle ilgili bilgi ve gerekli araçları bulmak hiç de kolay olmuyor. Karşılaştıkları sayısız engel ve yaşadıkları problemleri izlerken bu denli ısrarcı oluşlarına karşın, itiraf etmeliyim ki,  ben olsam vazgeçebilirdim. Bir süre onlar da vazgeçiyor ama… (Daha fazla içeriğinden bahsedersem filmi izlemenize gerek kalmayabilir.🙄)

 

 Beyaz bir arka planda siyah renkte İngilizce bir alıntı var.

 

 

Öğrenmeye çalıştığım bir şeyi neden öğrenmeye çalıştığımı bildiğimde, ne kadar karmaşık olursa olsun, zor olmadığını keşfettim.”

   -Rocket Boys

 

 

 

 

 

Bu heyecanlı dört arkadaşı izlerken, fazla heyecanlanıp ”Ben de mi roket yapmaya çalışsam?” diye düşünmekten alıkoyamamıştım kendimi. Ama bu filmi benim için anlamlı kılan filmin zihnimdeki zincirleri kırıp,  kırılan her zincire uzak bir gökyüzünden bakmamı sağlayan inanılmaz bir hafifliğe erişebilmeme yardımcı olmasıydı.

…ama onlardan kaçmıyordum, sadece görebiliyordum.

 

Okulun koridorunda konuşmakta olan Homer ve Homer'ın öğretmenini görmekteyiz. Öğretmeni sarı saçlı açık renkli kıyafetlere sahip zarif bir kadın. Homer'a ise tam bu sahnede şunu söylemekte: ''...ama bilim matematik gerektirir, matematik hiçbir zaman senin favori dersin olmadı.'' Homer'ın karşısına çıkan sınırlamalardan küçük bir tanesine örnek olacak bir sahne.

Homer ve öğretmeni okul koridorunda konuşmaktaldır.

 

Zincirlerin iç içe geçmiş halkalarında toplumsal sınırlandırmalar, yaşam şartları,  beklentiler, en çok da insanın kendisinden beklentileri, ortalama ortaokul-lise yılları, ortalama bir birey olmak ve daha birçoğu vardı (Eminim, ‘ortalama’ kavramı size bir sınırlayıcı gibi gelmemiştir. Ancak ulaşılması zor bir hayal için yaşamınızda fazlasıyla ‘ortalama’ olabilir ve bunu sınırlayıcı bir etken gibi düşünebilirdiniz.).

Önemli olan ise bütün başarılı ve başarısız hikayelerin ortak noktasıydı: Çalışmak; nasıl ve neden başladığını unutmadan, ondan keyif alarak ve ‘’bir gün ‘o’na ulaşabilme umudunun bizim en büyük hazinemiz’’ olduğunu bilerek, sahip olduğumuz ve olabileceğimiz nice deneyim ve güzel dostluklarımızla birlikte.

 

Dört, üç, iki, bir…

Gökyüzüne doğru arkasında bir pamuk yığını misali duman bırakan bir roket ilerliyor. Mavi açık gökyüzünde pamuk gibi bulutlar ve yükselmeye devam eden AUK adlı roket huzurlu ve umut dolu hissettiriyor.

Son uçuş denemelerinde, AUK gökyüzünde ilerliyor.

Filmin son kısmında şu anda Homer Hickam'ın neler yaptığı ile ilgili gerçek hayattan bilgi veriliyor. Homer'ın bir fotoğrafı var arka planda ne olduğu belirsiz ancak bir yaka kartı ve NASA armalı ceketiyle kameraya doğru gülümseyerek poz vermiş. Altyazı ise şöyle: ''Homer Hickam NASA'da mühendis oldu ve şimdi uzay mekikleri için astronot yetiştiriyor.'' Vay be! dedirten cinsten bir altyazıyla bitirdiler. :)

 

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir