, ,

KÜÇÜK YAŞAM, BÜYÜK BULUŞ: JOHANNES KEPLER

Johannes Kepler ve yanında güneş çevresindeki yörüngesinde dolaşan bir gök cismi. Kepler elinde bir kalemle hesaplar yaparken tasvir edilmiş.

FST’nin değerli üyeleri, ben Beyza. Bu yazımı, sizlere Johannes Kepler‘in büyülü yaşamından birkaç kesit verebilmek için hazırladım. Sizlerin de ilgisini çekebileceğini düşünüyorum.

1577 yılı, kayıtlı tarihteki en olağanüstü kuyruklu yıldızlardan biriyle taçlanmıştı. Dolunaydan elli kat geniş kuyruğu ile görkemli bir şekilde gökyüzünden geçip gitmişti. Almanya’nın güneyinde Württemberg dükalığında, Katharina Kepler, beş yaşındaki oğlunu Leonberg köyüne bu eşsiz şöleni izlemeye götürmüştü. Beş yaşındaki Kepler’in zaten zayıf olan görme gücü, saat ilerledikçe daha da azalmış ve bu gösteriden hiç etkilenmemesine sebep olmuştu. İleride Johannes bunu acı ve zor geçen çocukluğundan güzel bir anı olarak hatırlayacaktı.

Johannes Kepler 1571 yılı 27 Aralık gününde Weil der Stadt şehrinde, büyük babasının evinde dünyaya geldi. Ailenin ilk çocuğuydu ve babası hâlâ kendi anne ve babası ile yaşıyordu. Kepler ailesi bir zamanlar seçkin ve soylu bir aileydi fakat o dönemde durumları kötüye gidiyordu. Nesiller önce, Kepler’in beşinci kuşaktan dedesi, askerlik hizmeti sırasında gösterdiği kahramanlıklardan dolayı İmparator Sipismund tarafından şövalyelikle ödüllendirilmişti. Bu ödüllendirmenin ardından, aile zamanla imparatorluk hizmetinden ayrılmış, soylular yerine zanaatçılar sınıfına girmiş ve küçük bir kent olan, Weil der Stadt’a yerleşmişti. Kepler doğduğunda ise diktatör büyük babası Sebald, on yıldır belediye başkanlığı yapmaktaydı. Sebald, Johannes’in model alabileceği tek insandı. Kepler ailesinin kötüye giden durumunda, Johannes’in babasının büyük rolü vardı. Kepler babası için, “Her şeyi mahfederdi. Günahkâr, kaba ve kavgacı bir adamdı.” demiştir. Johannes, şifalı otlarla uğraşan annesi Katharina tarafından büyütülmüştü. J. Kepler annesi için de “sivri dilli ve aksi” kelimelerini kullanmıştır. Sonraki zamanlarda ise annesi büyücülük işleri yaptığı gerekçesiyle suçlanmış, Kepler de işlerini bırakıp annesini savunmaya Almanya’ ya dönmüştü.

Kepler 23 yaşında iken Graz Üniversitesi’nde astronomi profesörü  olmuş ve Galileo ve Tycho Brahe ile tanışmıştı. Yanında yardımcısı olarak çalıştığı Brahe hayata gözlerini yumduğunda, Kepler ona ait bütün kayıtları aldı. Bunlardan ve kendi gözlemlerinden yola çıkarak gezegenlerin güneş çevresinde nasıl döndüklerini tanımlayan matematiksel formüller üretti. Prag Rasathanesi’nin başında bulunan Brahe’nin yerini aldı. Ayrıca Kepler, teleskopların nasıl çalıştığını ve insanların nasıl gördüklerini açıklayan ilk insandır. Keplerin buluşları bunlarla sınırlı değildir. Astronomlar Güneş Sistemi’nin merkezinde Güneş olduğunu ve gezegenlerin hem Güneş’in hem de kendi etrafında döndüğünü biliyorlar fakat Copernicus‘un gözlemlerine dayanarak gezegenlerin yörüngelerinin daire şeklinde olduğunu düşünüyorlardı. Bu meseleyi Kepler farklı bir yönden ele aldı ve gezegenlerin daire olmayan bir şekilde yörüngeye sahip olabileceklerini düşündü. İncelemesine ise Mars’tan başladı. Bu gezegenin yörünge şeklinin en iyi örneği teşkil edebileceğini düşündü. Öyle de oldu! Altı yıllık uzun ve zahmetli bir çalışmanın ardından, Mars’ın yörüngesinin elips şeklinde olduğu sonucuna ulaştı. 1609 yılında da “Yeni Astronomi” adlı bir kitap yayımlayarak buluşlarını bu eserde topladı. Ardından diğer gezegenlerin de elips şeklinde yörüngeye sahip olduklarını buldu.

Güneş çevresinde eliptik yörüngelerinde dolaşan Mars ve Dünya görseli

Mars’ın yörüngesi.

Keplerin ölümünden bahsedecek olursak, bir seyahat sırasında zorlu koşullar ve soğuk sonbahar yüzünden hasta olan Johannes, yüksek ateş ve sayıklamalarla mücadele etmiş, bir kaç gün bilinci kapalı kalmış ve ardından hayata gözlerini yummuştur. Bu noktada benim ilgimi çeken ve etkilendiğim olay ise, cenazesine gelen insanların söyledikleri oldu. Şu sözleri okurken gerçekten etkilendim, “Biz o akşam orada gökten ateş toplarının düştüğünü gördük. Meteorların doğal olaylar olduğunu biliyoruz ama belki de bu olay göklerin kendi yorumcusu için ağlaması olabilir.”

Kepler’in mezarının yeri artık bilinmiyor. Şehri savunanlar ya da şehre saldıranlar tarafından yok edilmiş olabilir. Mezara ait tek kayıt, Kepler’in arkadaşının, Kepler’in kendi sözlerini mezar taşından kopyalayıp bizlere ulaştırmasıdır. Kepler kendi yazıtında şunları söylemiştir:

“Gökleri ölçtüm,

Şimdi Dünya’nın gölgelerini ölçüyorum.

Zihnim zaten göklerdeydi. 

Şimdi bedenimin gölgesi orada yatıyor.”

KAYNAKÇA

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir