,

Stephen Hawking Kimdir?

Stephen Hawking tekerlekli sandalyede oturuyor, gözlüklü bir adam.

Merhaba sevgili FST okurları, ben Eric Rose. Bu yazıda, 8 Ocak tarihinde 76 yaşına giren ve herkesin günlük bilim haberlerini takip etmeseler de bir yerlerde mutlaka adını duyduğu teorik fizikçi Stephen Hawking’in hikayesini anlamaya ve anlatmaya çalışacağım.

Sitemizi kurduğumuzdan beri ele aldığımız her bilim insanın içinde Stephen Hawking’in yerinin ayrı tutulması gerektiğini düşünerek bu yazıyı hazırlamaya gönüllü oldum. Bu, onun yaptığı bilimsel atılımlara hayranlığım kadar tüm zorluklara rağmen nasıl hayallerini sürdürdüğünü anlatmak istememle de ilgili. Bu yüzden yazımın bazı kısımlarını onun bilimsel başarıları kadar önemli olan hayata karşı başarılarına ayıracağım.

Hikayesi 8 Ocak 1942 tarihinde İngiltere’nin Oxford şehrinde başladı. Babası bir biyoloji uzmanıydı ve mezun olduğu üniversite ise Oxford Üniversitesi’ydi. Oğlunun da bu üniversitede eğitim alması gerektiğine inanıyordu ancak aile bütçesinin kısıtlı olması nedeniyle oğlunun önündeki tek seçenek Oxford Üniversitesi’nin hazırladığı burs sınavına girmek ve başarılı olmaktı. Burs sınavı teorik sınavın yanında üniversite hocalarının mülakatını da kapsıyordu. Bu mülakatın nedeni öğrencileri yakından tanımaktı. Stephen Hawking teorik sınavdan ve verdiği zeki yanıtlarla da mülakattan geçerek birinci derecede bursa sahip olarak Oxford Üniversitesi’ne girdi. O zamanlar babasının okumasını isteği alan olan biyolojiden hoşlanmazdı. Kendi isteği olan matematik bölümü de Oxford Üniversitesi’nde bulunmadığı için  üniversitenin fizik bölümüne kayıt oldu. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. 1962 yılından Oxford’dan mezun olan Stephen Hawking, tutkunu olduğu evrene dair araştırmalar yapmak için Oxford Üniversitesi’ni bırakarak Cambrige Üniversitesi’ne geçti.

Oxford Üniversitesi’ndeki son yıllarında nadir olarak meydana gelen istemsiz kasılma ve tutulmaları giderek şiddetlendi ve henüz 21 yaşındaydı. Cambrige Üniversitesi’ne geçtiği ilk yılda zaman zaman meydana gelen takılıp düşme olayları sıklıkla tekrarlanmaya, hatta ayakkabı bağlarken bile zorlanmaya başladı. Arkadaşları ve hocaları bunu fark etmese de tatil için gittiği ailesinin yanında hastaneye götürüldü ve gerçekle yüzleşti. 20’lı yaşlarının başında Amyotrofik Lateral Skleroz(ALS) hastalığına yakalanmıştı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking’i tekerlekli sandalyeye hapsetti. 1985 yılında ise konuşma yetisini kas sistemlerinin iflasıyla birlikte tamamen kaybetti. O tarihten beri Stephen Hawking sağ yanağındaki ufak bir kas hareketinin yardımıyla bilgisayar aracılığı ile yazı yazarak konuşabiliyor. ACAT adlı kaynak yazılımını kullanan Stephen Hawking yanağının çalışan kaslarını kullanarak yazılımı kullanabiliyor. ACAT yazılımı tablet ekranındaki her pikseli satır satır ve sütun sütun tarayarak istediği harfi seçiyor, düşüncelerini bu sayede kolayca yazıya dökmesini sağlıyor. ACAT yazılımının kapasitesi 2600 kelime civarındadır. Sağlıklı ortalama bir insan kapasitesi ise 2500 kelime civarı olduğunu düşünürsek Stephen Hawking’in kendini ifade etmekte eksiklik yaşamadığını söyleyebiliriz. Bir sunumunda hastalığının kendini nasıl hissettirdiği sorulduğunda Stephen Hawking’in cevabı söyleydi;

‘’Hastalığımın beni engellediğini sanabilirsiniz ancak bu durumum çoğu zaman arkadaşlarım arasındaki sıradan konuşmalara katılmamı engelliyordu. Ben de sessiz aklımın içinde, sınırsız evreni düşlüyordum. Bu, bugün ait olduğum yere gelmemin nedenidir.’’

1973’te Gökbilim Enstitüsü’nden ayrılarak  uygulamalı matematik ve kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979’ta  matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu kürsü 1663 yılında üniversite parlemanto üyesi Henry Lucas tarafından kuruldu ve bu ünvana ilk olarak Isaac Barrow, daha sonra da 1669’da Isaac Newton sahip olmuştu. Stephen Hawking 1979 yılında emekli olana dek bu ünvanda kaldı. Günümüzde Albert Einstein’den sonra gelen en büyük teorik fizikçi olarak anılmaktadır(Isaac Newton prizma deneyleri ve gözlem matematiğiyle Deneysel Fizikçi olarak anılır.).

 

 

Kitaplı bir odada uzaklara bakan Stephen Hawking

Stephen Hawking 1989 yılında Cambrige Üniversitesi’nde…

 

Bilimsel Çalışmaları

Temel çalışma alanı evrenin prensipleri üzerinedir. Roger Penrose ile birlikte Albert Einstein’in uzay-zamanını(Space-time) kapsayan Genel Görelilik Kuramı’nın genelleştirerek Her Şeyin Teorisi’ne giden yolun açılmasının gerektiğini düşünerek bu alana yoğunlaştı. Tekillik(Singularity) Teorisi bu amaçla ortaya kondu. Buna göre tekillik nedir?

Sorunun cevabı sonsuz kütleyi; son derece küçük bir alanda tutan tek boyutlu bir nokta olmasıdır. Tekillik içinde yerçekimi teorik olarak sonsuza ulaşır ve uzay-zamanı sonsuz şekilde büker. Tekillik noktasında bilinen fizik kuralları tamamen kaybedilir. Bu çalışmayla Roger Penrose ve Stephen Hawking Tekillik noktasını kanıtlayarak Büyük Patlama Teorisinin’nin öne sürdüğü büyük patlamadan önce evrenin bir tekillikten ibaret olduğunu öne sürmüşlerdir. S. Hawking bir diğer çalışması olan Hawking Radyasyonu’nu ise söyle açıklar:

Kara delikler birbirinin zıttı olan  negatif ve pozitif atomları ayrıştırıyor ve farklı davranışlara sokuyordu. Bir kara delik negatif atomları kendine çekerken pozitif atomları ise itiyordu. Bu, pozitif atomların saf enerjiye dönüşümüne kadar enerji üretmesini sağlıyordu. Bu enerji yüzünden tekilliğe dik bir açıyla gözlemlenen ışımalar Hawking Işıması olarak adlandırıldı.

 

Sunum yaparken arka fonda nöronlarla zenginleşen bir sahne ve tam önünde de Stephan Hawking duruyor.

2016 Yıl Newyork’ta gerçekleşen konuşmasından…

 

Stephen Hawking’in küçük bir sözüyle bu yazının sonlanması yerinde olacaktır:

 

‘’Galileo’nun tam 300. yıl dönümünde doğdum. Ayaklarınıza değil gökyüzüne bakın. Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evrenin neden var olduğunu düşünün, meraklı olun.’’

 

İYİ Kİ DOĞDUN HAWKİNG!

 

Aldığı Ödüller

  1. Adams Prize (1966)
  2. Eddigton Medal (1975)
  3. Maxwell Medal and Prize (1976)
  4. Heineman Prize (1976)
  5. Hughes Prize (1976)
  6. Ras Gold Medal (1985)
  7. Albert Einstein Medal (1979)
  8. CBE (1982)
  9. Wolf Prize  in Physics (1988)
  10. Prince of Asturias Award (1989)
  11. Copley Medal (2006)
  12. Fundamental Phyiscs Prize (2012)
  13. BBVA Foundation  Frontiers  of Knowledge Awards (2015)

Kaynakça

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir