İnsanlar Neden Bilime İlgi Duyar? – Mert Soydal

2001 bir uzay yolcuğu filminin giriş sahnesi. Güneşimizin Dünya'yı hilal şeklinde aydınlattığı görülüyor

Merhabalar, ben Mert.

İnsanlık tarihi boyunca insanlar çevresindeki doğa olaylarını incelemiş ve onları kendilerine en uygun bir biçimde açıklamaya çalışmıştır, bunun en büyük nedeni bir sebep sonuç ilişkisi kurmak ve akıl sağlını korumaya çalışmaktır. Bunu sizin hayatınıza uygulamaya çalışırsak siz bu yazıyı okurken arkanızdan şiddetli bir ses gelirse aklınıza ilk gelecek olan şey onun nereden geldiği, nasıl olduğudur; beyniniz saniyeler içince sebep sonuç ilişkileri kurar ve siz de onun doğruluğunu test etmek için masanızdan kalkıp sesin geldiği yere gider ve kendinizce nedenini bulmaya çalışırsınız. Benzer bir olayın 5-6 kişilik ilkel insan topluluklarının başına geldiğini düşünün, bir yıldırım çakıyor ve gözlerinin önünde koskoca bir ağaç yanıyor. Bu durumu açıklığa kavuşturmazsanız akıl sağlığınızı koruyamazsınız. O ilk insan grupları bu sorunlara kendilerince en iyi cevap olan Gök Tanrısı gibi kavramlarla açıkladılar. Bu ve benzeri süreçler sürekli yeni cevaplar verip daha sonra o cevaplarının doğruluğunun test edilmesiyle günümüzün modern bilim anlayışını doğurdu.

Bir maymun kabilesinin ortasına düşen siyah bir cisim, bu siyah cisimi yönetmen Kubrick bilgi olarak betimlememizi istiyor ve filmi ona göre yönlendiriyor.

“2001: A Space Odyssey filminden insanlığa bilginin gelişinin betimlendiği meşhur sahne”

İnsan yapısı gereği varlığını, hayatını etkileyecek şeyleri merak eder. Astrolojiye karşı olan ilgi buradan gelmektedir; hayatını nasıl sürdüreceği, aşk hayatı gibi kişiyi etkileyecek unsurlar insanda merak uyandırır ve bu merak takip edilir. Bilime olan ilginin bir sebeplerinden birisi tam da budur! Bilim bizim hayatımızı değiştirecek yenilikleri barındırır, bu yenilikler bizim hayatımızı az ya da çok etkiler. Örneğin yaşadığı bölgede de aktif fayların olduğunu öğrenen birisi evini depreme karşı dayanıklı yapmak için çaba sarf edecektir.

Günümüzde bilime olan ilgi bunlara ek olarak popüler kültür ile de oluşmaktadır. 9 yaşındayken Jules Verne’nin Aya Yolculuk’unu okuyup uzayla ilgi düşler kurmayan çocuk yoktur. 2001: A Space Odyssey, Interstellar, Star Wars, Star Trek izlerken aklımıza gelen “bu evrende yalnız mıyız?” gibi sorular bizim bilime olan ilgimizi artırıp merak dürtümüzü uyandırır.

 

Samimi bir merak, insan olmanın kilit taşıdır. Merak ettikçe araştırır, araştırdıkça öğrenir ve haz duyarsınız. Biz biliyoruz ki bilginin paydası sonsuzdur. Ne kadar şey öğrenirsek öğrenelim hep eksik kalacak ve araştırmaya devam edip bundan haz duyacağız. Güçten tatmin olabilirsiniz, paradan tatmin olabilirsiniz fakat bilgiden tatmin olamazsınız.

Bilimle kalın.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir